16 Aralık 2013 Pazartesi
22 Ekim 2013 Salı
Merhaba sevgili blog.
Artık biraz değil,baya boşladım seni. Ah bir nasıl yoğunum bilsen !
Sabah güneşi panjurumun çizik kısımlarından tam gözüme gelecek şekilde beni kaldırmaya çalışıyordu. Kaçmayı denesemde başaramadım ve güneş ışınları sanki kırda oynayan çocuklar gibi suratımda tepinmeye devam ederek beni homurtu çıkararak uyanmama sebep oldular.Diş yıka,saç yıka,kıyafet ara,bulama,çıldır. Günlük rutin işler işte. Evdekilere 'Hoşçakalın!' Diyerek kapıyı çarparak ilk gün okula giden çocuk sevinciyle evin basamaklarını indim.Kapıyı açtım,oksijeni içime çektim,tam o sırada benim kız geldi.Başladı sırnaşmaya,oyunlara...Kafasından 2 makas olarak güle oynaya caddeye çıktım.Minibüse bindim.Minibüsler hep beni korkutur,sanki tam yerinde inemiycekmişim gibi,o kalabalığın arasında boğulup gidecekmişim gibi hissediyorum hele bir de buna trafik eklenince tutarsız davranışlar sergiliyorum. Kendimi minibüsten atarak sigaramı arıyor ellerim,ellerim cebime girince anlıyorum ne kadar üşüdüklerini. Metrobüs o konuda biraz durmak istiyorum. Her gün 3-5 kişi yavşıyor bende yavşamak istiyorum ama biraz peşimden koşsunlar istiyorum ama öyle olmuyor yani bir kaç kişi daha uçup gidiyor...
Okul,kulüpler derken zaman 8-9 a geliyor eve gel uyuyama o zaten ayrı konu...
Hayatım bir boşluk tuşunun gerekliliğini felsefe edilmiş bir şekilde devam ediyor.Şehrin gürültüsünü boğarak elimden geldiğince çığlık atmaya çalışıyorum. Ölülerin toprak altındaki sessiz çığlığında yok olup gidiyor sesim yankı yapamadan,sona ulaşamadan.Tekrar eden sonlardan hiç hoşlanmam ama sonumun ne olacağınıda biliyorum.Bir beden tek bir işe yarayabiliyor;Mühendis olurken,tiyatrocu olamıyorsun; öğrenciyken eve çıkalamıyor;bir ilişkiye hazır olmadan kimseye yavşayamıyorsunuz...
Şimdi okul için 5.40 da kalkmam gerekiyor. Ben gözlerimi kapatıyorum güneşin benle sabah eğlenmesi için.
Artık biraz değil,baya boşladım seni. Ah bir nasıl yoğunum bilsen !
Sabah güneşi panjurumun çizik kısımlarından tam gözüme gelecek şekilde beni kaldırmaya çalışıyordu. Kaçmayı denesemde başaramadım ve güneş ışınları sanki kırda oynayan çocuklar gibi suratımda tepinmeye devam ederek beni homurtu çıkararak uyanmama sebep oldular.Diş yıka,saç yıka,kıyafet ara,bulama,çıldır. Günlük rutin işler işte. Evdekilere 'Hoşçakalın!' Diyerek kapıyı çarparak ilk gün okula giden çocuk sevinciyle evin basamaklarını indim.Kapıyı açtım,oksijeni içime çektim,tam o sırada benim kız geldi.Başladı sırnaşmaya,oyunlara...Kafasından 2 makas olarak güle oynaya caddeye çıktım.Minibüse bindim.Minibüsler hep beni korkutur,sanki tam yerinde inemiycekmişim gibi,o kalabalığın arasında boğulup gidecekmişim gibi hissediyorum hele bir de buna trafik eklenince tutarsız davranışlar sergiliyorum. Kendimi minibüsten atarak sigaramı arıyor ellerim,ellerim cebime girince anlıyorum ne kadar üşüdüklerini. Metrobüs o konuda biraz durmak istiyorum. Her gün 3-5 kişi yavşıyor bende yavşamak istiyorum ama biraz peşimden koşsunlar istiyorum ama öyle olmuyor yani bir kaç kişi daha uçup gidiyor...
Okul,kulüpler derken zaman 8-9 a geliyor eve gel uyuyama o zaten ayrı konu...
Hayatım bir boşluk tuşunun gerekliliğini felsefe edilmiş bir şekilde devam ediyor.Şehrin gürültüsünü boğarak elimden geldiğince çığlık atmaya çalışıyorum. Ölülerin toprak altındaki sessiz çığlığında yok olup gidiyor sesim yankı yapamadan,sona ulaşamadan.Tekrar eden sonlardan hiç hoşlanmam ama sonumun ne olacağınıda biliyorum.Bir beden tek bir işe yarayabiliyor;Mühendis olurken,tiyatrocu olamıyorsun; öğrenciyken eve çıkalamıyor;bir ilişkiye hazır olmadan kimseye yavşayamıyorsunuz...
Şimdi okul için 5.40 da kalkmam gerekiyor. Ben gözlerimi kapatıyorum güneşin benle sabah eğlenmesi için.
3 Eylül 2013 Salı
Hayat gariplikler silsilesi
Annem salak bir sesle uyandırdı "sil."
Hayatım tam bir silsile.
silsile silsile
kendimi silmeye başladığımı farkettim hayattan bu beni üzdü.
Kendi toparlamalıyım
Kendi kendime gelmeliydim.
bu dünyada.
tek başına
bir yavru karganın ağaçtan düşüp komşuların beslediği gibi yalnız.
tek başıma dans ediyorum.
İnsanlar üzerime geliyor,hepsiyle sevişiyor gibi dans ediyorum
delicesine.
Its in your eyes demek istiyorum.
Mutluyum,yeni bir hayat beni bekliyor.
Hain planlarım;
Okul ezik dolu;OKUL BAŞKANLIĞINA OYNUYORUM BİTCHEZLER!
umarım olurum da herkes bana yavşar...
Artık bedenler sevişsin,sözlerin sevişmesinden sıkıldım.
Sözlerde sevişmekten sıkıldı.
Her gün aynı pozisyonu ve aynı dakika sevişen evli çift gibiler
çok doğal ,sıkıcı.
Öyle sevişmeyelim istiyorum.
ama evlenelim istiyorum.
hayat fazla silsile diyorum işte.
Bir düşünce yaratırken diğerini siliyorum diğerini düşünürken öbürünü siliyorum ötekini düşünürken diğerini siliyorum.
"SİLSİLE" bence bu kelime daha uygun düşüyor durumuma
Silsile tarikatı insan topluluğu daha iyisini bulunca eski düşünceyi siliyor
ve bunu grupça bilinçli bir şekilde yapıyor
artık silmek istemiyorum
sabit fikirli biri değilim
sabitlik bana göre değil
yanlış anlaşılmasın sadığım
sabit değilim farklı kavramlar.
ama bir düşüncem silinip gitsin istemiyorum
toplumla birlikte zikir çekmekten sıkıldım
düşüncülerimin hepsini yaşiyim.
unutmayın
"Her düşüncesini yapan insan mutlak mutluluğu yakalar."
Şimdi bu küçük mahalle zikirini bitirmiş sessiz bir kız çoçuğu şeklinde uykusuna dalarken
bin bir düşüncesini yoğurup rüya gören insan topluluğunu görüyorum.
Tesbihi bir yere bırakıp zikirime son veriyorum
Üzgünüm silsile
hayat gariplikler silsilesinden ayrılıyorum....
Hayatım tam bir silsile.
silsile silsile
kendimi silmeye başladığımı farkettim hayattan bu beni üzdü.
Kendi toparlamalıyım
Kendi kendime gelmeliydim.
bu dünyada.
tek başına
bir yavru karganın ağaçtan düşüp komşuların beslediği gibi yalnız.
tek başıma dans ediyorum.
İnsanlar üzerime geliyor,hepsiyle sevişiyor gibi dans ediyorum
delicesine.
Its in your eyes demek istiyorum.
Mutluyum,yeni bir hayat beni bekliyor.
Hain planlarım;
Okul ezik dolu;OKUL BAŞKANLIĞINA OYNUYORUM BİTCHEZLER!
umarım olurum da herkes bana yavşar...
Artık bedenler sevişsin,sözlerin sevişmesinden sıkıldım.
Sözlerde sevişmekten sıkıldı.
Her gün aynı pozisyonu ve aynı dakika sevişen evli çift gibiler
çok doğal ,sıkıcı.
Öyle sevişmeyelim istiyorum.
ama evlenelim istiyorum.
hayat fazla silsile diyorum işte.
Bir düşünce yaratırken diğerini siliyorum diğerini düşünürken öbürünü siliyorum ötekini düşünürken diğerini siliyorum.
"SİLSİLE" bence bu kelime daha uygun düşüyor durumuma
Silsile tarikatı insan topluluğu daha iyisini bulunca eski düşünceyi siliyor
ve bunu grupça bilinçli bir şekilde yapıyor
artık silmek istemiyorum
sabit fikirli biri değilim
sabitlik bana göre değil
yanlış anlaşılmasın sadığım
sabit değilim farklı kavramlar.
ama bir düşüncem silinip gitsin istemiyorum
toplumla birlikte zikir çekmekten sıkıldım
düşüncülerimin hepsini yaşiyim.
unutmayın
"Her düşüncesini yapan insan mutlak mutluluğu yakalar."
Şimdi bu küçük mahalle zikirini bitirmiş sessiz bir kız çoçuğu şeklinde uykusuna dalarken
bin bir düşüncesini yoğurup rüya gören insan topluluğunu görüyorum.
Tesbihi bir yere bırakıp zikirime son veriyorum
Üzgünüm silsile
hayat gariplikler silsilesinden ayrılıyorum....
16 Ağustos 2013 Cuma
Seni bekliyor bekliyor bekliyorum...
Dün geceyi çok kötü geçirdim.Zaman hiç geçmedi,sıkıldım,duvarlar üstüme geldi ve sen gelmedin sevgilim....
Bende sabahın 6sında kendimi attım sokaklara.
İnsanları izledim işe koşuyorlar,ağlıyorlar,mutlular,kahvaltı ediyorlar.
Şunu anladım dünya büyük bir düzenin içinde.Bir adam balici belli sızmış köşede uyuyor dün akşam yediği ekmek arası köfteyi koluna kusmuş,bir köpek çöplerden sabah kahvaltısını yapıyor.Bir adam otobüs şoförü sefer öncesi son sigarasını içip,karısına ben iyiyim diye mesaj atıyor.
Bir sokak kadını yerde yatıyor önünde mendiller,parasını kazanmayı bekliyor...
Ve umutsuz bir çocuk kulağında müzik,dolanıyoröylece,insanları izliyor bu dünyadan değilmiş gibi.Çalan müziği duyabiliyorum.Beirut-Elephant Gun çalıyor.Yeni bir günü daha görmenin umuduyla mutlu.Sakin,başıboş...
Yarın Babişkonun doğum günü!
Ona üvey annemle çok güzel sürprizler hazırladık.
Ne kadar süper anlaşamasak ta onu çok seviyorum çünkü babam,çünkü beni ben yapan özelliklerimin çoğu ondan aldım...
Birileri var gene hayatımda ve ben artık bağlanmaktan korkuyorum ama gene öyle davranmaktan vazgeçemiyorum.
Salak ben! diye haykırasım var.
yaklaşık nerdeyse 1 gündür sigara içmiyorum haberiniz ola...
eller falan titredi bi ilk ama şuan herşey güzel
Bu satırları hangi ruh hali ile yazdığımı düşünüyorsunuz bilmiyorum ama müzik dinleyip cocopops yiyorum yani çok özel bir an değil...
Herkese güneşin sıcaklığından daha büyük içinizi ısıtan bir gülümsemeyle "Günaydın." diyorum
Bugünde adam levinele sevişemiyorum.
İyi günler
Bende sabahın 6sında kendimi attım sokaklara.
İnsanları izledim işe koşuyorlar,ağlıyorlar,mutlular,kahvaltı ediyorlar.
Şunu anladım dünya büyük bir düzenin içinde.Bir adam balici belli sızmış köşede uyuyor dün akşam yediği ekmek arası köfteyi koluna kusmuş,bir köpek çöplerden sabah kahvaltısını yapıyor.Bir adam otobüs şoförü sefer öncesi son sigarasını içip,karısına ben iyiyim diye mesaj atıyor.
Bir sokak kadını yerde yatıyor önünde mendiller,parasını kazanmayı bekliyor...
Ve umutsuz bir çocuk kulağında müzik,dolanıyoröylece,insanları izliyor bu dünyadan değilmiş gibi.Çalan müziği duyabiliyorum.Beirut-Elephant Gun çalıyor.Yeni bir günü daha görmenin umuduyla mutlu.Sakin,başıboş...
Yarın Babişkonun doğum günü!
Ona üvey annemle çok güzel sürprizler hazırladık.
Ne kadar süper anlaşamasak ta onu çok seviyorum çünkü babam,çünkü beni ben yapan özelliklerimin çoğu ondan aldım...
Birileri var gene hayatımda ve ben artık bağlanmaktan korkuyorum ama gene öyle davranmaktan vazgeçemiyorum.
Salak ben! diye haykırasım var.
yaklaşık nerdeyse 1 gündür sigara içmiyorum haberiniz ola...
eller falan titredi bi ilk ama şuan herşey güzel
Bu satırları hangi ruh hali ile yazdığımı düşünüyorsunuz bilmiyorum ama müzik dinleyip cocopops yiyorum yani çok özel bir an değil...
Herkese güneşin sıcaklığından daha büyük içinizi ısıtan bir gülümsemeyle "Günaydın." diyorum
Bugünde adam levinele sevişemiyorum.
İyi günler
11 Ağustos 2013 Pazar
Gene ben
Yarak kürek şeylerden bahsedip canınızı sıkıcam...
içimi açabildiğim tek yer burası...
Üniversite 1= Lise 5 arkadaşlar bunu kabul edelim
temel matematik,temel fizik,temel kimya,temel biyoloji,inkilap,beden,dil ve anlatım,güzel sanatlar.
LİSEDEN FARKIN NE SENİN GÜLÜM???
(Teknik resim ve genel botanik var at kafası.)
Sonracığıma efendim anamla aram bi iyi bi iyi sormayın aramızdan su değil ishal bok bile sızmaz.
Beraber gezmeler film izlemeler...
Bu arada yurda taşınıyorum
İNŞŞŞ ÇOK YAKIŞIKLI Bİ YURT ARKADAŞIM OLURDA OFF KESERİM.
neyse
sakinim...
Bi de botanikte ki kızlara yavşıycam ben planları yapmaya başladım nihahahahahhhahaha
Sonra LoL'e başladım arkadaşlar tipik bir insan oluyorum...
Bugün futbol izledim mesela güzel değişiklikler bunlar...
3 gündür uyumuyorum
ve metabolizmam yavaşladı bu yüzden...
Yavaşlasın istemiyom
Kilo vermek istiyom
yanmak istiyom
SEN BEN GÜNEŞ
Bu arada 2 kişiyle date yapmaya çalıştım ikisi de yurt dışına gidiyorlarmış............(ACIMI ANLAYIN...)
Atilla ve güzel ilişkileri şimdilik yatar...
içimi açabildiğim tek yer burası...
Üniversite 1= Lise 5 arkadaşlar bunu kabul edelim
temel matematik,temel fizik,temel kimya,temel biyoloji,inkilap,beden,dil ve anlatım,güzel sanatlar.
LİSEDEN FARKIN NE SENİN GÜLÜM???
(Teknik resim ve genel botanik var at kafası.)
Sonracığıma efendim anamla aram bi iyi bi iyi sormayın aramızdan su değil ishal bok bile sızmaz.
Beraber gezmeler film izlemeler...
Bu arada yurda taşınıyorum
İNŞŞŞ ÇOK YAKIŞIKLI Bİ YURT ARKADAŞIM OLURDA OFF KESERİM.
neyse
sakinim...
Bi de botanikte ki kızlara yavşıycam ben planları yapmaya başladım nihahahahahhhahaha
Sonra LoL'e başladım arkadaşlar tipik bir insan oluyorum...
Bugün futbol izledim mesela güzel değişiklikler bunlar...
3 gündür uyumuyorum
ve metabolizmam yavaşladı bu yüzden...
Yavaşlasın istemiyom
Kilo vermek istiyom
yanmak istiyom
SEN BEN GÜNEŞ
Bu arada 2 kişiyle date yapmaya çalıştım ikisi de yurt dışına gidiyorlarmış............(ACIMI ANLAYIN...)
Atilla ve güzel ilişkileri şimdilik yatar...
4 Ağustos 2013 Pazar
You are ass hole but i love you.
True love-Gecenin şarkısı
Aşkla ilgili şeyler yazmayacağım
Aşk konusunun yüz karası olduğunu kanıtladım...
Bugün mitolojilere geri döndüm bir kaç satır onları karıştırdım.
İşaret dili öğrendim yarın işitme ve dilsizler okuluna gidip gönüllü çalışacağım.
Boş vaktim çok.
Küçük bir iyiliğin hiç birimize zararı olmaz...
Yarın sabah mutlu kalkarsam her şey çok güzel olur aslında biliyormusunuz?
Bazı sabahlar yataktan bunun için kalktığım bile oluyor.
"bad my dreams in underground"
atıyorum hepsini bilinç altına altına
Bugün arkadaşlarımla beraber bir kafeye oturup
isim-şehir-hayvan oynadık
en eğlenceli saatlerdi sanırım.
küçüklüğümü özlediğimi fark ettim.
İlk bir kız yanağımdan öptü diye havalara uçmayı özledim.
İlk bir erkeğe aşık olduğum için pişman olmayı özledim.
Eskileri özledim.
Gelen gideni aratıyor şu zamanlar artık.
Sabah kesin bir şekilde spora başlıyorum beni kimse durduramaz.
-------KONUDAN KONUYA ATLAYIŞLAR---------
Geçen canım çok sıkıldı ve bir çoğumuzun yaptığı gibi bir porno izlemeye karar verdim.
Evin boş olduğundan emin oldum.
Herşeyi hazırladım ve bir porno açtım.
Pornoyu açtığımda porno da çalan şarkı
I follow riversdı tabi bende bir şok oldum önce...
sonra baya sanatsalmış be oldum!
-------KONUDAN KONUYA ATLAYIŞLAR BİTTİ--------
Skinste bi şarkı keşfettim onun etkisindeyim ellie-You are my everything diye.
Şarkı tam bir trip şarkısı çünkü...
TRİP=BEN.
Bu arada deprosyonlu kedide kalan gözlüğüm sonunda geldi pek bi mutluyum.
Bir salak içinde bayramda tatile gitmeyi reddettim...
Harbi salak burda kim?
O mu?
Hayır.
Kesinlikle ben.
Rule number 1;
'KENDİNE ASLA SALAK DEME ATİLLA CAN!"
Çünkü bunlar hep mom's rules!
çok uzun saçmaladım ama hayatımda hangi angutluklar dönüyor bilin istedim
ve sizin hayatlarınız gram sikimde değil değerli takipçilerim.
Yalan söylemiyim
değil ama....
NEYSE SİZİ ÇOK SEVİYORUM SEVGİ PITIRCIKLARIM :))))))))))))))))))))))))))))))))))))
Not:Amcığın teki olduğumu düşünüyorsunuz.
Sizi seviyom xoxo-Gossipati
OF ÇOK HAVALIYIM!!!!
Dedikodu bloğu falan mı yapsam bunu
ben en iyisi sütümü içip dişlerimi fırçalıyıp soğuk yatağıma geri döneyim mağlum yatak hep boş.
3 Ağustos 2013 Cumartesi
Bisiklet
Merhaba 'sevgilim' gene sana yazıyorum
bu şarkı eşliğinde.
gözlerim dolu.
Hüzüntü değil şarkı hoşuma gidiyor sakın üzülme.
Bisiklete binmeyi sevdiğimi biliyorsun..
Gezmeyi ve hasır şapka giymeyi sevdiğimide biliyorsun.
Daha bilmiyorsun ama öğreneceksin
çünkü ben susmam
anlatırım bunları da arada kesin...
ama gideceksin dimi
onlar gibi,senler gibi,benler gibi...
bas pedala bak gökyüzüne seni bekleyen başka bir adam var...
Ne güzel demiş mor ve ötesi
'herkes gider.' demiş
'ben seni unutamam.' demiş.
Sen bu satırları okuyacaksın
belkide okuyorsun bilmiyorum
ama bu şarkıyı bir dinle derim...
Bu şarkı beni anlatıyor.
tanımanı isterim.
Bir sigara yakıyorum geç otur karşıma
Konuşalım
ya da
susalım
çıplak bedenlerimiz konuşsun
Her zaman sorarım adetten sigara içmiyorsan bile paketi uzatır sallarım anlaman için.
bazen sadece susup şarkı dinleriz ve kolun koluma değer belki bu şarkı çalarken işte öpüşürüz.
Belki tatile bile çıkabiliriz
gelecek yaz...
2 Ağustos 2013 Cuma
Siktiğimin İstanbulu
İstanbuldan kurtulamadım sayın blog takipçilerim.
İstanbul Üniversitesi tuttu.
Üzülmeye hiç değmez.
Yepyeni bir hayat beni bekliyor bazı değişikler yaptım ufağından kimsenin anlamıycağı;
İstanbul Üniversitesi tuttu.
Üzülmeye hiç değmez.
Yepyeni bir hayat beni bekliyor bazı değişikler yaptım ufağından kimsenin anlamıycağı;
- Numaramı değiştirdim.
- İnstagramımı düzenledim
- Yeni foursquare açtım
- bloğumu daha az insana söylüyorum.
Bunlar ufaktanda olsa beni hoş kılan şeyler.
Dedemden kalan parayla çok güzel bir yazlık yaptırıyorum kendime.
Çok saf oldu.
Gelecekte ki aşkı alıp oraya gidip şarap içmek odun yakmak gerek.
Sarılmak gerek
Sevmek gerek
Aşk gerek
gerekli listesi çıkarsam çok şey gerek yahu...
şimdi size evden bi kaç kare paylaşıp sizi yeni atlarımla tanıştırıyorum;
1 Temmuz 2013 Pazartesi
ÖSYS-ÖĞRENCİ SİKME YATIRIP SİKME
Bugün Lys açıklandı
"KOÇ TIPPP" demek isterdim ama ege üniversitesi diyorum arkadaşlar...
Mutlumuyum?
Evet hiç olmadığı kadar.İstanbuldan kurtuluyorum.Denizi özliycem.
Annem ve babam şu an "BİZİ ÖZLEMİYCEN Mİ YHA?" tribindeler
ama ben HAHAHAHAHAH NO. diyorum
arkadaşlarımı özleyeceğim sanırım
Neyse üzülmeyin bana tatile gelirsiniz diyorum :')
Bugünü de aşka bir adım daha yaklaşarak bırakıyorum.
"KOÇ TIPPP" demek isterdim ama ege üniversitesi diyorum arkadaşlar...
Mutlumuyum?
Evet hiç olmadığı kadar.İstanbuldan kurtuluyorum.Denizi özliycem.
Annem ve babam şu an "BİZİ ÖZLEMİYCEN Mİ YHA?" tribindeler
ama ben HAHAHAHAHAH NO. diyorum
arkadaşlarımı özleyeceğim sanırım
Neyse üzülmeyin bana tatile gelirsiniz diyorum :')
Bugünü de aşka bir adım daha yaklaşarak bırakıyorum.
29 Haziran 2013 Cumartesi
Biseksüellik zor değil birine aşık olmak zor.
Bloğumu takip eden var mı açıp okuyan var mı hiç bilmiyorum ama ben biseksüelim.Hayatımız eğer "gay,transeksüel,biseksüel" olursak zorlaşmayacak aksine kendimizi ne kadar kabul edersek o kadar özgür kılıyoruz kendimizi hayat denen bu kafeste. Biseksüelliğin hayatımda yarattığı bir kusuru görmüyorum ha küçükken "ibne,karı,top" gibi söylemlerden kaçamıyorum.Kaçmayı vereyim hep kaçtım zaten.Evet ben "İbneydim,karıydım,toptum." ne önemi vardı etiketlerin.
"Seni seviyorum KADIN!" demek istiyorum vajinana ve göğüslerine bakmadan,"Seni seviyorum adam!" demek istiyorum penisine ve kaslarına bakmadan.Çünkü ben gözlerinde ki ışıltıyı hissetmek istiyorum onunla sevişmek istiyorum.Elimi tuttuğunda kızarıyım istiyorum.Öperken titreyeyim istiyorum.Beni bırakıp gitmenden korkayım istiyorum.
Biriyle güzel vakit geçirmek için bedene mi ihtiyacı var?
Ve sen uzaklarda ki insan.Sen gelene kadar beklemek istiyorum.Benim için ordasın biliyorum.
Ben küçük prensim sen Aysın.Şayet bu kitabı sevdiğimi de biliyorsundur şimdi.
Yarın Onur Yürüyüşü var belki seni orda göreceğim yada bir kafeden çıkarken çarpaşacağız yada bir arkadaşımız ayarlıyacak yada sosyal medyadan tanışacağız kim bilebilir.
Özirademiz bize kararları aldırıyor ama bazen sonuçlarını asla söylemiyor....
- BLOGDAN ÖZÜR-
Sevgili bloğum senide baya dışladım mağlum sınavlar ailevi dertler derken umarım kusura bakmazsın.Geri geldim merak etme ama.
-BLOGDAN ÖZÜR-
aşk neye benziyor biliyormusun?Sigaraya. Her gün bırakacağım diyorsun ama elin bir pakete uzanırken fark ediyorsun kendini aşkta böyle.Her gün aşktan vazgeçiyorsun ama raftan her gün birini seçiyorsun.
Bende bugün sigarayı bırakıyordum peh!
Bugün aşktan da vazgeçmiştim ben...
Ama şuan elim sigara paketine uzanıyor
Neyse çok uzatmıyorum yarını bekliyorum.
İyi geceler...
Günün fotoğrafı;
"Seni seviyorum KADIN!" demek istiyorum vajinana ve göğüslerine bakmadan,"Seni seviyorum adam!" demek istiyorum penisine ve kaslarına bakmadan.Çünkü ben gözlerinde ki ışıltıyı hissetmek istiyorum onunla sevişmek istiyorum.Elimi tuttuğunda kızarıyım istiyorum.Öperken titreyeyim istiyorum.Beni bırakıp gitmenden korkayım istiyorum.
Biriyle güzel vakit geçirmek için bedene mi ihtiyacı var?
Ve sen uzaklarda ki insan.Sen gelene kadar beklemek istiyorum.Benim için ordasın biliyorum.
Ben küçük prensim sen Aysın.Şayet bu kitabı sevdiğimi de biliyorsundur şimdi.
Yarın Onur Yürüyüşü var belki seni orda göreceğim yada bir kafeden çıkarken çarpaşacağız yada bir arkadaşımız ayarlıyacak yada sosyal medyadan tanışacağız kim bilebilir.
Özirademiz bize kararları aldırıyor ama bazen sonuçlarını asla söylemiyor....
- BLOGDAN ÖZÜR-
Sevgili bloğum senide baya dışladım mağlum sınavlar ailevi dertler derken umarım kusura bakmazsın.Geri geldim merak etme ama.
-BLOGDAN ÖZÜR-
aşk neye benziyor biliyormusun?Sigaraya. Her gün bırakacağım diyorsun ama elin bir pakete uzanırken fark ediyorsun kendini aşkta böyle.Her gün aşktan vazgeçiyorsun ama raftan her gün birini seçiyorsun.
Bende bugün sigarayı bırakıyordum peh!
Bugün aşktan da vazgeçmiştim ben...
Ama şuan elim sigara paketine uzanıyor
Neyse çok uzatmıyorum yarını bekliyorum.
İyi geceler...
Günün fotoğrafı;
Yine ben
başarısızlıklarım bir bir sıralanıyor iken...
evet o kişiyle de olmadı
yeşil gözlü kediyle de olmadı
belki bundan sonra asla olmayacak
olmadı da...
Mutluyum,yeni diziler,şarkılar,güzel şeyler keşfediyor insan mutlu oluyor işte ufak şeylerden.
İstekleri kıstım ben hep o yüzden.
evet o kişiyle de olmadı
yeşil gözlü kediyle de olmadı
belki bundan sonra asla olmayacak
olmadı da...
Mutluyum,yeni diziler,şarkılar,güzel şeyler keşfediyor insan mutlu oluyor işte ufak şeylerden.
İstekleri kıstım ben hep o yüzden.
8 Haziran 2013 Cumartesi
Uzun Süredir burada değildim
Çünkü sanırım aşkı buldum...
Aşkı bulmadan önce burası uğraşım gibi olmuş
ama geri geldim.Yazmadan dayanamıyorum...
Mutluyum,kafam rahat.
En azından bunu bilin
eski rutin işlerime daha geri dönemedim . Malumunuz sınavlar rahat bırakmıyor.
Şuan yaşadığım ilişkiyi de rahat bıraktım
her şey akışında
merkez
her şey tamam
şimdilik...
Aşkı bulmadan önce burası uğraşım gibi olmuş
ama geri geldim.Yazmadan dayanamıyorum...
Mutluyum,kafam rahat.
En azından bunu bilin
eski rutin işlerime daha geri dönemedim . Malumunuz sınavlar rahat bırakmıyor.
Şuan yaşadığım ilişkiyi de rahat bıraktım
her şey akışında
merkez
her şey tamam
şimdilik...
29 Mayıs 2013 Çarşamba
Adana kedisi
Adana kedisi <3
Kendisiyle kıvırcık kedi sayesiyle tanıştık
Ankara kedisine benzeyen görünüşü siz yanıltmasın
sarı tüyleri ve güzel gözleriyle kendisi pek bir harika
Hem ikimizde adanalı olarak harikayız
Süper bir dost,dinleyici ve arkadaş
görür görmez bir insandan bu kadar pozitif enerji aldığımı az hatırlarım.
Kendisi ve ben adeta süper swag bir arkadaşlığa sahibiz kendisiyle
Ne zaman o istanbula gelse
O geldi ve buluşuyoruz
Net!
bu kadar
basit çünkü o çevresine en pozitif enerji yayan insan.
Bide şu yönden yakın bulurum kendime onu
umutsuz aşıklarız
hahahahha no.
"KİMSE VAZGEÇİLMEZ."
Hayatıma iyi ki girmişsin diyeceğim nadir insan!
İTS A BÖRTHDEY!
Kendisiyle kıvırcık kedi sayesiyle tanıştık
Ankara kedisine benzeyen görünüşü siz yanıltmasın
sarı tüyleri ve güzel gözleriyle kendisi pek bir harika
Hem ikimizde adanalı olarak harikayız
Süper bir dost,dinleyici ve arkadaş
görür görmez bir insandan bu kadar pozitif enerji aldığımı az hatırlarım.
Kendisi ve ben adeta süper swag bir arkadaşlığa sahibiz kendisiyle
Ne zaman o istanbula gelse
O geldi ve buluşuyoruz
Net!
bu kadar
basit çünkü o çevresine en pozitif enerji yayan insan.
Bide şu yönden yakın bulurum kendime onu
umutsuz aşıklarız
hahahahha no.
"KİMSE VAZGEÇİLMEZ."
Hayatıma iyi ki girmişsin diyeceğim nadir insan!
İTS A BÖRTHDEY!
olmamış bu bir daha yapalım kıvırcık kediyi okuldan aldık!
DRUNK LITTLE BIT...
SWAG BİTCHZZ!!!
27 Mayıs 2013 Pazartesi
Bir başlık bulamadım senle ilgili ama o kadar çok şey söylemek istiyorum ki sana.
"Seni Seviyorum,kadın!" demek istiyorum sana
Nefesim yettiği kadar...
Soluğumun dayandığı yere kadar
O minik ellerini,
Benim -büyük olmasa da- avucumun içinde gezdirmek istiyorum.
Saatlerce konuşmanı dinlemek
Saatlerce seninle vakit geçirmek istiyorum
Saatlerce yorulmadan gözlerimi kırpmadan seni izlemek istiyorum
Korkuyorum
Şayet gözlerimi kaparsam karşımdan kaybolacaksın diye
İşte bunları ben düşünürken
Senin beni böyle görmediğini bilmek canımı yakıyor
Genede vazgeçemiyorum senden.
Belki de öyle görmüyorsun
Açılamadım sana bugün
Seni dinlemeyi yeğledim.
Sesin o kadar güzel ki
Ruhum tepiniyor sanki bedenimde,
içimde...
Şimdi senle aramda 5 dakikalık mesafe varken
Kapını çalıp
"Seni seviyorum" diye haykırmak isterken sadece resimlerine bakıp iç geçiriyorum
Seni düşünüyorum,senden vazgeçemiyorum
Kendime "Dur!" diyemiyorum
ve yapamayacağım sanırım
artık duramayacağım
Bencil olmanın zamanı geldi
Kapının tokmağını vururken hafifçe
"Lütfen beni sev..."
"Seni Seviyorum,kadın!" demek istiyorum sana
Nefesim yettiği kadar...
Soluğumun dayandığı yere kadar
O minik ellerini,
Benim -büyük olmasa da- avucumun içinde gezdirmek istiyorum.
Saatlerce konuşmanı dinlemek
Saatlerce seninle vakit geçirmek istiyorum
Saatlerce yorulmadan gözlerimi kırpmadan seni izlemek istiyorum
Korkuyorum
Şayet gözlerimi kaparsam karşımdan kaybolacaksın diye
İşte bunları ben düşünürken
Senin beni böyle görmediğini bilmek canımı yakıyor
Genede vazgeçemiyorum senden.
Belki de öyle görmüyorsun
Açılamadım sana bugün
Seni dinlemeyi yeğledim.
Sesin o kadar güzel ki
Ruhum tepiniyor sanki bedenimde,
içimde...
Şimdi senle aramda 5 dakikalık mesafe varken
Kapını çalıp
"Seni seviyorum" diye haykırmak isterken sadece resimlerine bakıp iç geçiriyorum
Seni düşünüyorum,senden vazgeçemiyorum
Kendime "Dur!" diyemiyorum
ve yapamayacağım sanırım
artık duramayacağım
Bencil olmanın zamanı geldi
Kapının tokmağını vururken hafifçe
"Lütfen beni sev..."
25 Mayıs 2013 Cumartesi
Neşe dolu kıvırcık kedim!
Kendisini pek çok severim.
Minik kıvırcık bebeğim beni
Beraber ne depresyonlar atlattık
kısmetse sıra benimkinde.
Kendisine ve kişiliğine bayıldığım nadir kedilerdendir.
Dünyada bir tane daha olamayacak eşi benzeri olmayan güzellik resmen.
Bugün kendisiyle buluştuk
Blogumu gösterdim.Pek bir beğendi kendisi.
Kendisiyle bir gün görüşmesem de deli gibi özlediğim insan
Çok fazla hayallerimiz
Çok fazla yenilmişliklerimiz var
Beraber üstesinden geldik
En büyük hayalimiz karavan kiralayıp Kaliforniya da güzel bir seyahat
Kendisi bu sene brezilyaya gidiyor ama dönecek
Sabırsızlıkla bekleyeceğim
ve sen
gelene kadar umarım başıma bir iş gelmez.
Çünkü sen yanımda yokken kendimi çok zayıf hissediyorum
Karavanda bu olsun bence bak;
Kıvırcık kedi.Neşen ve sen üzerimden hiç eksik olmayın !
Minik kıvırcık bebeğim beni
Beraber ne depresyonlar atlattık
kısmetse sıra benimkinde.
Kendisine ve kişiliğine bayıldığım nadir kedilerdendir.
Dünyada bir tane daha olamayacak eşi benzeri olmayan güzellik resmen.
Bugün kendisiyle buluştuk
Blogumu gösterdim.Pek bir beğendi kendisi.
Kendisiyle bir gün görüşmesem de deli gibi özlediğim insan
Çok fazla hayallerimiz
Çok fazla yenilmişliklerimiz var
Beraber üstesinden geldik
Bu resimde depresyonda ki ben ve kıvırcık kediyi görüyorsunuz.
Ne zaman kötü olsam bir "Alo" yetiyor ona ulaşmam için.
Fazlacana tatlıyız.
Kıvırcık kedi depresyona girip burda saçlarını kesmişti.
Ben İtalya'dan döndükten sonra ki gün görüştüğüm ilk insan olma şerefi senindir kedi!
Kendisi bu sene brezilyaya gidiyor ama dönecek
Sabırsızlıkla bekleyeceğim
ve sen
gelene kadar umarım başıma bir iş gelmez.
Çünkü sen yanımda yokken kendimi çok zayıf hissediyorum
Karavanda bu olsun bence bak;
Kıvırcık kedi.Neşen ve sen üzerimden hiç eksik olmayın !
23 Mayıs 2013 Perşembe
Depresyonlu kedi
eski defterleri açmaya bayılıyorum nedensiz .
Eski sevgililer dost kalamazmış diyorlar
Peh!
Depresyonlu kedi ile ben bunun ters örneğiyiz sanki.
Konu aşktan açıldı
Hoşlandığım yeşil gözlü kediden bahsettim ona
bilmiyormuş gibi yaptı
Bizimkiler sana söylemiştir kızım!
biliyordum
anlattım
bi mutlu gülücük attı
sonra eski defterlere döndük durduk
sen sözünde durdun durmadın,ne dediysem yaptımlar falan
şayet kendisine bayılırım
en kötü mantık evliliği yapacağız kendisiyle
denenmişin denemesi olmuyor.
Hayatımıza devam ediyoruz
O mutsuz
Ben mutsuz
İkimizde karşılıklı birbirimize beddua etmiş gibi kimseleri bulamıyoruz.
Günün fotoğrafınıda koyalım ayıp olmasın
Depresyonlu kedi ve ben öksürmekten ölürken;
Eski sevgililer dost kalamazmış diyorlar
Peh!
Depresyonlu kedi ile ben bunun ters örneğiyiz sanki.
Konu aşktan açıldı
Hoşlandığım yeşil gözlü kediden bahsettim ona
bilmiyormuş gibi yaptı
Bizimkiler sana söylemiştir kızım!
biliyordum
anlattım
bi mutlu gülücük attı
sonra eski defterlere döndük durduk
sen sözünde durdun durmadın,ne dediysem yaptımlar falan
şayet kendisine bayılırım
en kötü mantık evliliği yapacağız kendisiyle
denenmişin denemesi olmuyor.
Hayatımıza devam ediyoruz
O mutsuz
Ben mutsuz
İkimizde karşılıklı birbirimize beddua etmiş gibi kimseleri bulamıyoruz.
Günün fotoğrafınıda koyalım ayıp olmasın
Depresyonlu kedi ve ben öksürmekten ölürken;
22 Mayıs 2013 Çarşamba
Yeşil gözlü kedi
Bu yazıyı okuman dileğiyle...
Seni seviyorum yeşil gözlü kedi...
-Sevgiler
İnsanları kediye benzetmeye bayılıyorum yada kedilere aşık oluyorum.Bunu kim bilebilir ki?
Seni seviyorum yeşil gözlü kedi...
-Sevgiler
İnsanları kediye benzetmeye bayılıyorum yada kedilere aşık oluyorum.Bunu kim bilebilir ki?
Dershaneden birileri birileri var dershaneden birileri
Dershaneden hoşlandığım biri var.
Şahsen kendisine söylemedim
ama alenen yavşıyorum kendilerine
evlere beraber yürümeler falan
kod adı da veriyim bu kişiye
ne versem ki
bilmiyorum
siyah kedi diyeyim kendisine
siyah kediyle kafeste yan yana oturuyoruz
kağıttan yazışmalar falan her şey çok güzel gidiyor
siyah kedi kağıda;
"9'da çıkalım mı?" diyor düşünmeden
"Ehe mehe.Olur." diyorum
9 gibi toparlanıp çıkıyoruz
eve doğru yürürken veda zamanı geliyor yollarımız bir yerde ayrılıyor.
Tam öperken yanlışlıkla burunlarımız birbirine deyiyor siyah kediyle.
O kızarıyor ben kızarıyorum
utanmasın diye kolunu sıvazlayıp koşarak kaçıyorum.
Şimdi onu gördüğümde ne demeliyim bilmiyorum
yada o bana ne demeli
Köprüden önce ki son çıkışı kaçırdık çünkü.
Artık köprüye geldik
ve ogs'ye gelmeden önce bir şey yapmamız gerek
yoksa ben bebeğe o ise beşiktaşa gidicek
aslında gitsin istiyorum
bi yandan da gitmesin
bilemiyorum ne halt edeceğimi
cumayı bekleyip görücez....
Şahsen kendisine söylemedim
ama alenen yavşıyorum kendilerine
evlere beraber yürümeler falan
kod adı da veriyim bu kişiye
ne versem ki
bilmiyorum
siyah kedi diyeyim kendisine
siyah kediyle kafeste yan yana oturuyoruz
kağıttan yazışmalar falan her şey çok güzel gidiyor
siyah kedi kağıda;
"9'da çıkalım mı?" diyor düşünmeden
"Ehe mehe.Olur." diyorum
9 gibi toparlanıp çıkıyoruz
eve doğru yürürken veda zamanı geliyor yollarımız bir yerde ayrılıyor.
Tam öperken yanlışlıkla burunlarımız birbirine deyiyor siyah kediyle.
O kızarıyor ben kızarıyorum
utanmasın diye kolunu sıvazlayıp koşarak kaçıyorum.
Şimdi onu gördüğümde ne demeliyim bilmiyorum
yada o bana ne demeli
Köprüden önce ki son çıkışı kaçırdık çünkü.
Artık köprüye geldik
ve ogs'ye gelmeden önce bir şey yapmamız gerek
yoksa ben bebeğe o ise beşiktaşa gidicek
aslında gitsin istiyorum
bi yandan da gitmesin
bilemiyorum ne halt edeceğimi
cumayı bekleyip görücez....
Niye herkes bu kadar aşık,mutlu ve tam takırında?
Olmayın
aslında kıskanmıyorum
ama üzülüyorum
aslına bakarsanız
imreniyorum
bu iyi bir şey değil mi?
Özeniyorum
Hayali sevgililer
yapıp yapıp
bozuyorum
Mutluluğu bulamıyorum
Bencil insanlar hep mutlu
Yeteri kadar bencil değil miyim?
Olamıyorum
Buna imrenmelimiyim? En ufak bir fikrim yok.
sadece bekliyorum.
Bekleyene kadarda aşkla ilgili yazılar yazmayacağım
şimdilik son sözüm bu.
aslında kıskanmıyorum
ama üzülüyorum
aslına bakarsanız
imreniyorum
bu iyi bir şey değil mi?
Özeniyorum
Hayali sevgililer
yapıp yapıp
bozuyorum
Mutluluğu bulamıyorum
Bencil insanlar hep mutlu
Yeteri kadar bencil değil miyim?
Olamıyorum
Buna imrenmelimiyim? En ufak bir fikrim yok.
sadece bekliyorum.
Bekleyene kadarda aşkla ilgili yazılar yazmayacağım
şimdilik son sözüm bu.
Yeni Şarkılarla sevişme isteği.....
Mesela şöyle güzel bir şarkı var dinleyin derim ben.
Bugün ders çalışırken buldum.
Şarkı türden türe atlıyor
ama insanı hoş ediyor.Gülümsemeye birebir.
Şu sıra en çok ihtiyacımız olan şeye yani
Şarkılarla sevişmek istiyorum
fütursuzca
kuralsızca
çünkü fazla güzeller
beni mutlu ediyorlar
Her beni mutlu edenle sevişseydim.
Sonum iyi olmazda gibi neyse ki bunlar sadece
İSTEK.
21 Mayıs 2013 Salı
Günaydın
Bende isterdim seda sayan gibi çıkıp
"GÜN-AY-DIN! GÜNÜNÜZ AYDIN OLSUN EFENDİM!" demeyi
ama sadece
"Sanada günaydın anne." ile uyanıyorum.
Telefonuma koşuyorum,güncel haberleri karıştırıyorum.
Bir de mesajlara bakıyorum.
Her zaman ki gibi boş
"PFF." diyip çıkıyorum mesajlardan duşa giriyorum.
Yalnızlığımın 1. yılını duşta şarkı söyleyerek kutluyorum.
Banyodan çıkıyorum.Saçlarımı kurutup üstüme şeçtiğim bir kaç parça şeyi giyip çıkıyorum.
Kulaklarımı unutuyorum her zaman ki gibi.Unutkan ben! Şu sıralar pek bir ortada kendisi.
Kafam neye meşgul acaba?Benim için hangi hinlikleri,cinlikleri düşünüyor...
Umursamadan dışarı çıkıyorum,unutkan beni.
Şanslı günüm;
Shuffleda çıkan ilk şarkı "Daft Punk-Get Lucky" bugün için hazırım!
Peki ya senin için?
Bunu hiç bir zaman bilemeyeceğim
ama hep bekleyeceğim
Unutkan beni ortaya çıkaran belki de budur?
Her neyse!
Güneşin ilk gülücükleri yeryüzüne inerken
"Günaydın Kadın..."
"GÜN-AY-DIN! GÜNÜNÜZ AYDIN OLSUN EFENDİM!" demeyi
ama sadece
"Sanada günaydın anne." ile uyanıyorum.
Telefonuma koşuyorum,güncel haberleri karıştırıyorum.
Bir de mesajlara bakıyorum.
Her zaman ki gibi boş
"PFF." diyip çıkıyorum mesajlardan duşa giriyorum.
Yalnızlığımın 1. yılını duşta şarkı söyleyerek kutluyorum.
Banyodan çıkıyorum.Saçlarımı kurutup üstüme şeçtiğim bir kaç parça şeyi giyip çıkıyorum.
Kulaklarımı unutuyorum her zaman ki gibi.Unutkan ben! Şu sıralar pek bir ortada kendisi.
Kafam neye meşgul acaba?Benim için hangi hinlikleri,cinlikleri düşünüyor...
Umursamadan dışarı çıkıyorum,unutkan beni.
Şanslı günüm;
Shuffleda çıkan ilk şarkı "Daft Punk-Get Lucky" bugün için hazırım!
Peki ya senin için?
Bunu hiç bir zaman bilemeyeceğim
ama hep bekleyeceğim
Unutkan beni ortaya çıkaran belki de budur?
Her neyse!
Güneşin ilk gülücükleri yeryüzüne inerken
"Günaydın Kadın..."
Animal sex
Evet hayvanlarla sevişiyorum.
İnsanlarla sevişmek zor geliyor
daha çok haz alıyorum
Çünkü fazla saflar fazla samimiler
sanırım bu yüzden seviyorum onları
İnsanlarla sevişmek zor geliyor
daha çok haz alıyorum
Çünkü fazla saflar fazla samimiler
sanırım bu yüzden seviyorum onları
-yorum
Yazıp yazıp siliyorum satırları.
Bir çırpıda unutuyorum hatıraları.
Gözlerini hayalimde canlandırıyorum.
Dudaklarının her kıvrımını hatırlıyorum.
Seni sevmekten vazgeçemiyorum.
Sağ yanağında ki gamzeyi hatırlıyorum;
Gülümsemen için yalvarıyorum.
Sevgili 14 yaş
Lütfen 35 yaşında olsam bile bana 14 yaşındaymış gibi davranmamı sağla,çünkü ben sanırım yaşıtlarım gibi davranmayı beceremiyorum,yada sevmiyorum bilemiyorum.
Bilgisayar oyunları,yemek yemek,çizgi film izlemek hala bana aşktan daha kolay geliyorlar.
Eğer böyle devam ederse şayet hayatımda ki kadını bulamayacağım.
Ama genede sen devam et.Hayat böyle daha saf,sorunsuz ve rahat
Bilgisayar oyunları,yemek yemek,çizgi film izlemek hala bana aşktan daha kolay geliyorlar.
Eğer böyle devam ederse şayet hayatımda ki kadını bulamayacağım.
Ama genede sen devam et.Hayat böyle daha saf,sorunsuz ve rahat
Kalp ve Beyin
21.05.2013...
Her zaman ki derse başlayacağım.yazı yazmak daha kolay daha az bir yorucu geliyor şu anda...
Kafamda pek bir dolu şu sıralar.
Okul
Aile
Aşk
Meşk...
Ben basit bir adamım.Her fani gibi aşık olur üzülürüm.Hayat bazen elde edemediklerimizle dolu.Bazende elde ettiklerimizle.Benim hayatım ise sadece elde edemediklerimle.
Bir şeyi çok istersen olmazmış ya.
Olmayacağından korkuyorum ben işte.
Ne zaman böyle düşünsem de olmuyor.
"DÜŞÜNMÜYORUM!" diye haykırmak istiyorum.
Bir insan kalbine yalan söyleyebilir belkide ama beynine yalan söyleyemez...
Biliyorum
bu yüzden senin benim olamama ihtimalinden korkuyorum...
Son satırlarımı yazarken,kalbimi burada bırakıyorum belki sen görürsün diye.Beynim ise testlere gömüyorum.
Belki de beynim kandırılabiliyordur ha?
Her zaman ki derse başlayacağım.yazı yazmak daha kolay daha az bir yorucu geliyor şu anda...
Kafamda pek bir dolu şu sıralar.
Okul
Aile
Aşk
Meşk...
Ben basit bir adamım.Her fani gibi aşık olur üzülürüm.Hayat bazen elde edemediklerimizle dolu.Bazende elde ettiklerimizle.Benim hayatım ise sadece elde edemediklerimle.
Bir şeyi çok istersen olmazmış ya.
Olmayacağından korkuyorum ben işte.
Ne zaman böyle düşünsem de olmuyor.
"DÜŞÜNMÜYORUM!" diye haykırmak istiyorum.
Bir insan kalbine yalan söyleyebilir belkide ama beynine yalan söyleyemez...
Biliyorum
bu yüzden senin benim olamama ihtimalinden korkuyorum...
Son satırlarımı yazarken,kalbimi burada bırakıyorum belki sen görürsün diye.Beynim ise testlere gömüyorum.
Belki de beynim kandırılabiliyordur ha?
Hayat
Zor geliyor 17 sene geçirdiğim evi bırakmak,zor geliyor arkadaşlıklarımı bırakmak,zor geliyor yaşanmışlıklarımı,anımı bırakmak…
17 sene önce gelmiştim buralar hiç bilmediğim,görmediğim,anlamadığım bir yerdi zamanla bende o yerle büyüdüm büyüdüm…Sonunda hayatımda bir daha göremiyceğim,duyamıycağım,anlatamıycağım bir yer oldu.Her yaz,kış bıkmadan gittiğim bu yerin adı Armutluydu.Dedem ve babannecimin güzel mi güzel dağın ucunda nereye gidersen git seni bırakmayan sarı evleri.Armutlunun her yerinden gözükür,üstüne güneş geldiğinde ışıltıyla parlardı.İnsanların dikkatini çekerdi ve nerde oturuyosun dediklerinde büyük bir gururla”Hani şu dağda parlayan sarı ev varya orda işte” demek insana olabildiğince gurur verirdi herkes o evi görürdü ama ben o evde yaşama imkanı sunulmuştu.Tanrının bana karşı bir lütfuydu.Bu evi bırakmak zor geliyor bana çünkü bu ev benim hayatımın önemli bir parçasıydı.O çetin yokuşu yürüyerek çıkmak her sabah kalkıp bıldırcınların yumurtasını toplamak,tavuklara karpuz kabuklarını vermek…Bunlar belki sizin için aman ne var ki bunda dedirtebilir ama benim için çok önemliydi.Kahvaltıda kendi topladığın yumurtayı yemek,o tavukların günden güne büyüdüğünü görmek ve o yokuşu artık daha basit çıktığını görmek insanın hayatına neşe katıyordu.
Bu evin en çok terasını severdim kocamöan bir L şeklinde oturma yerimiz vardı tüm aile oraya sığardı manzarası tüm o ışıltısıyla armutluyu görmene imkan sunardı.Tüm aile otururduk.Babannem kendi elleriyle hazırladığı soğuk çayı sunardı.Ailenin tüm kadınları tiramusu için uğraşırdı ve Ablamın doğum günün kutlardık beraber o manzara eşliğinde,o mutlu aile tablosu içinde.
Bizle birlikte büyüyen hayvanlarımız vardı.Kangal köpeğimiz vardı adı Huma’ydı küçükken almışlardı dedemler onu bizimle birlikte büyüdü.Büyüdüğümü anlamak için humaya bakmam yeterliydi.O ne kadar büyüdüyse bende onunla büyüyordum…
Geçen senelerde bu ayda Dedemin rahatsızlığı yüzünden babannem ile dedem İstanbul’a yerleşmek zorunda kaldılar ve Dedem yaklaşık 2 ay sorna vefat etti.Dedemin vefatı beni çok sarsmıştı.Bir daha o evde o neşe olmuycaktı aynı huzur olmuycaktı çünkü dedem yoktu.Biz uzanırken çayın kaşığını ayağımıza sürücek biri yoktu yada babannemi kızdırıp bize güldürecek birisi yoktu.Sanki ev tam anlamıyla bomboştu.Babannem mutfakta iş yapıp bizi kudret narıyla kovalamıycaktı yada dedem çalışma odasındayken silahlarını karıştıramayacaktık…
Bu evi bırakmak gerçekten zor geliyor çünkü anılarım,yaşadıklarım,mutluluklarım,üzüntülerimi kapıyı çekerek veda ettim.Bu kapıyı açarak anıları tekrar yaşayabilirim.Zaten her gittiğimde her duvara tuttuğumda,odanın kokusunu içime çektikçe anılarım aklıma gelir ve kocaman gülümserim yaşadıklarıma.Zor geliyor burayı bırakmak çünkü ilk arkadaşlarımı burda tanıdım,ilk yüzmeyi burda öğrendim,ilk hayata burda atıldım ve daha bir sürü sayabileceğim ilkleri yaşadım bu evde.Zor geliyor bu evi bırakmak çünkü eskiden Tüm aile burada toplanırdık yer olmasa bile yer yatağı yapar yatardık.Tamam çok rahat değildik ama o sevgiyle kuş tüyünde yatıyor gibi hissederdik.Aslında bana en zor gelen şey ben “Hayatım”’ı burda bırakıyordum…
Kış
Geçen kışı hatırlıyormusun sevgilim? Karlar dans ederek iniyordu o gün gökyüzünden benim için… senin için…Bulutlar çekilmişti aradan o insanın içini ısıtmayan nankör ama bir o kadar da güzel olan kış güneşinin yüzünü göstermek için.İşte bunların hepsi olurken ben hayallerimle dolu cebimin içinde elimi ısıtırken yürüyordum.Sanırım cebim yırtıktı tüm hayallerim bir bir dökülüyordu bozuk paralar gibi.Toplamaya üşendim.Cebimde kalan son hayallerimle yürümeye devam ettim.Nankör güneş arada bir bana yukardan sırıtıyor,beni ısıtmaya yetmediysede beni buna inandırmaya çalışıyordu.Cebimdeki son hayalide burnumu ısıtmak için kullandım sevgilim-Artık hayalleri olmayan bir adamdım- ölü bir adam!Lanet olasıca buz tutmuş merdivenler ve altlarında oluşan birbiriyle dans eden alaycı sarkıtlar.Onlarda biliyorlardı artık ben yoktum.Yukarı çıkmamı engellediler,ayağamı çektiler bundan öncekileri gibi.Düştüm.Kafamı kaldırdığımda büyük bir ışıltı yüzümü kaplıyordu,göz kapaklarımı açamıyordum.Nankör güneş(!) yine benimle oyun oynuyordu.Göz kapaklarımı açmaya çalıştım.Sonunda başardım bu güneş değildi,bu hayatın ta kendisiydi.Sendin “sevgilim!”.Gülümsüyordun aynı o nankör güneşin gülümsediği gibi ama daha içten daha samimiydi.En azından içimi ısıtmaya yetiyordu bu sefer ki.Elini uzattın destek alarak ayağa kalktım.Kendimi toparlamaya çalıştım.İşte o sırada bir sessizlik oluşur ya iki kişide birbirine bakar ,kış bitene kadar böyle kalabilirdim.Kafamı kaşıdım ve sadece cılız bir sesle”Merhaba! Yardımın için sağol.” sonra ağzımdan “Bb-ben.” diye kekeledim.İsmimi söyleyemedim.Kimdim ki ben.Elimle cebimi yokladım.Hiç bir hayalim kalmamıştı.Evet! Ben ölü adamdım ama bu uzun bir hikayeydi söylenecek çok söz konuşacak çok az zaman vardı.Yürümeye devam ettin,koşarak sana yetişmeye çalıştım.Hiç konuşmadık.Elin bana doğru uzandı cebinden bir kaç parça hayal çıkarmıştın bana uzattın.Almaya korktum.Onlarda diğerleri gibi ya düşerse ya gene ölürsem!Ölmek kolaydı ama bu dünya da ölü bir beden olmak daha zordu.Elimi korkakça uzatarak aldım hayalleri.İşte o zaman ilk defa duymuştum kuşlar cıvıldıyordu ve sen şöyle dedin “Öbür cebine koy.”.Tereddüt etmeden öbür cebime koydum.Tereddüt edecek vaktimde yoktu.Yola tekrar koyulduk.Köşede bulduğun bir banka oturdun ve elinle yanıma oturmanı işaret ettin.Gene ses çıkaramadım.Nankör güneş yavaşça kayboluyordu.Dağların arkasından gülümsüyordu,zar zor seçebildim gülümsemesini.Burnum gene üşümüştü ve ben senin hayallerini kullanarak ısınamadım.Yapmadım.Yapmak istemedim daha doğrusu.Anlamış olacaksın ki elini burnuma koydun.Ne kadar sıcaktı! Demek ki ne çok hayalin vardı.Isınmıştı kafamı çevirdim.Nankör güneş yoktu artık.Onun yerini doldurmaya gelen hayatın tüm kederini,romantizmini almış ay geçiyordu.Nankör güneş ölmüştü artık.Çantamı elimle yokladım.Bir şişe “Köpek öldüren.” vardı.Nerden girmişti bu çantama? İster misin soru edatını belirtmek için şişeyi salladım.Onaylar şekilde başını salladın ve bir o kadar emin.Bardak yoktu sırayla içecektik.Sorgulamadan kafama diktim.İçim ısınmıştı ama bu sefer ellerimde sıcaktı hissedebiliyordum.Sana uzattım şişeyi.Eline aldın biraz salladın şişeyi.Avucunun içinde dans ediyordu şişe.Şişe ve kırmızı şarap ne kadar da güzel gözüküyordu bu ay ışığının altında.Birbirini tamamlayan eş parçalardı sanki.Sana baktım bir anda diktin şişeyi.Ay ışığını üstüne aldım.Ben içi bomboş olan bir şarap şişesiydim sen ise kırmızı şarap.Bir kaç yudum daha aldın ölümsüzlük iksirinden.İçimi bir korku kapladı elimi cebime götürdüm.Hayaller oradaydı.Daha düşmemişlerdi diğer hayaller gibi.Sanki hep benimle kalacak gibi eminlerdi.Saatler saatleri kovaladı.Güneşte ayı.Böylelikle koskoca bir gün bu bankın üzerinde geçip gitmişti.Şimdi ise karlar eriyor,güneş asıl sıcak yüzünü göstermeye başlıyordu ve sen yok oluyordun sevgilim!İlkbahar geliyordu.Korktum.Sarıldım sana yadırgadın bu durumu önce ama gitmeni istemiyordum.Benle hep kalsan olmaz mıydı? Güneş tam tepedeyken kalkıp gittin ve biz mevsimlere yeni düştük sevgilim.Sen gittin.Ben gene öldüm.Arkandan gelmek istedim.Koştum.Bir türlü sana yetişemedim ve sonunda sen yok oldun.Ben ölü bir adamdım gene ama bu sefer cebinde kıştan kalma hayallerle.
Böyle başlasın isterdim...
Puslu bir günde sahilde yaklaştım yanına.Elimi yanağına hafif hafif dokundurdum,çenen den kavradım seni ve suratıma çevirdim suratını.O kıpkırmızı güzel kıvrımlı dudaklarından çıkacak iki kelimeye bakarken ben.Yeşil gözlerin tüm ihtişamıyla ışıklandırıyordu sahili.
İşte keşke hikaye böyle başlasaydı….
ama böle başlamadı
başlangıcın ne önemi vardı ki?
önemli olan sonu değil mi ki?
Her şeyin bir sonu olduğu gibi…
Hava sanırım 30-35 dereceydi.Elimde biralarım la koşa zıplaya geliyordum.Kim derdi ki bana “Atilla,bugün aşık oluyorsun!” ama evet olacaktım…
Uzaktan güzel bir kadın bana doğru geliyor.Fazla tatlı,fazla güzel,fazla kıvrımlı…
Alamıyorum gözlerimi senden.Yanaşıyorum sana.Konuşmaya çalışıyorum.Konuşuyorsun.”Tam da bu!” diyorum.Susuyorsun.Bekliyorum.Bir daha neşelendirmeni kalbimi,çevremi…
Akşam oluyor gidiyorsun.Koşuyorum arkandan sana yetişmeye çalışıyorum.Yetişiyorum.Veda ediyorum
Gidiyorsun…
Ölüyorum…
şimdilik.
Kaydol:
Kayıtlar (Atom)
.jpg)




.jpg)












